Ayıplı Mal Dava Dilekçesi Örneği

Av.Naciozkan

Ayıplı mal, tüketiciye teslim edildiği tarihte, taraflarca kararlaştırılmış olan örnek ya da modele uygun olmaması ya da objektif olarak olması gereken nitelikleri taşımaması nedeniyle, tüketicinin ondan beklediği faydayı azaltan veya ortadan kaldıran maldır.

Ayıplı mal dava dilekçesi, ayıplı maldan kaynaklanan zararların tazmini için tüketici mahkemesine açılan bir davadır. Ayıplı mal dava dilekçesi, tüketicinin, ayıplı maldan kaynaklanan zararlarını gidermek için mahkemeden taleplerini ileri sürdüğü dilekçedir.

Ayıplı mal dava dilekçesi, aşağıdaki bilgileri içermelidir:

  • Davacı ve davalı tarafların bilgileri
  • Dava konusu malın bilgileri
  • Ayıplı malın tespitine ilişkin bilgi ve belgeler
  • Ayıplı maldan kaynaklanan zararlar
  • Davacının talepleri

Ayıplı mal dava dilekçesi, tüketicinin ayıplı maldan kaynaklanan zararlarını gidermesi için önemli bir araçtır.

Ayıplı Mal Dava Dilekçesi Örneği
Ayıplı Mal Dava Dilekçesi Örneği 2

Ayıplı Mal Dava Dilekçesi Örneği

 1. TÜKETİCİ MAHKEMESİ HAKİMLİĞİNE 
                                                         ADANA


Dosya No                                    :                                  Esas
Davalı                                         : 
Vekili                                          :Av. Nuh Naci ÖZKAN-Adres ANTETTEDİR
Davacı                                         :
Vekili                                          :  Av. 
Konu                                          :Davaya Karşı Cevaplarımızın  Sunulmasıdır.

                   YETKİ İTİRAZI
Müvekkilim  , oto alım satım işiyle uğraşan bir tacirdir. Bahse konu  araç ise ruhsatında kamyonet olarak geçen bir ticari araçtır. Alıcı ise dava dilekçesinde de belirttiği üzere şehir içi ve şehir dışına siparişler götüren bir tacirdir. Alıcı ve satıcı TACİR olup, davaya konu araçta TİCARİ bir araçtır. Tüketici Mahkemesi görevli değildir. Ayıplı mal nedeniyle açılacak davalar, görev ve yetki açısından belirlenerek açılmalıdır. Ticari işletmesi bulunan dernekler, ticari işletmeleri için, ayrıca Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre defter tutmak zorundalar. Görev açısından önemli olduğu için davacının  hangi usulde defter tuttuğunun araştırılmasını talep ediyoruz .Burada iki tarafta tacir sıfatına haiz oldukları için ayıplı mal sebebiyle açılan davada görevli mahkeme Ticaret Mahkemesidir.
HMK 119 gereğince davacının taleplerini dayandığı vakaları, ve bunları ne şekilde ıspat edeceğini açıkça dava dilekçesinde yazması gerekmektedir. Şu haliyle dava dilekçesinin konu ve netice i talebinden davacının taleplerinin ne olduğu ve neye dayandığı belli olmayıp dava dilekçesinin dışında iddialarını genişletmesine ve dava dilekçesinde sunmadığı delilleri daha sonra sunmasına muvafakat etmediğimizi şimdiden beyan ederiz. Mahkemece takdir edildiği halde davacının taleplerini somutlaştırması ve açıklaması halinde ayrıca cevap ve delil sunma hakkımızı saklı tutuyoruz.
Açıklamalar                              :
    1- Müvekkilimiz  oto alım atım işiyle uğraşan satıcı  konumundadır. Davacının dava konusu olan  plakalı Renault Traffic marka 138.000 kilometredeki aracı 29/05/2020 tarihinde 80.000,00 TL bedelle satın almıştır. Davacı söz konusu aracı görmüş beğenmiş ve 28/05/2022 tarihinde kendi istediği Uzman Oto Ekspertiz firmasına götürerek  ekspertiz yaptırmıştır. Yapılan ekspertiz raporunda kaporta aksamında araçta bir boya yada kusur bulunmadığı, mekanik ve kilometre kontrollerinin yapıldığı şeklinde rapor düzenlenerek araç satın alınmıştır. 

Ayrıca taraflar arasında düzenlenen oto alım satım sözleşmesinde de aracı görerek beğenerek eksiksiz bir şekilde teslim aldığını yazılı olarak beyan etmiştir.

    2- Davacı aracı 29/05/2020 tarihinde satın almış ve davayı 22/06/2022 tarihinde sayın mahkemenizde açmıştır. Tüketici Kanunlarına dayanarak değerlendirecek olursak 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun madde 12’ye göre ayıplı maldan sorumluluk, ayıp daha sonra ortaya çıkmış olsa bile, malın tüketiciye teslim tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir.
    Türk Ticaret Kanunu uyarınca değerlendirecek olursak ticari alım satımlarda alıcı açık ayıplar için iki, gizli ayıplar için ise sekiz günlük olan yasal süreler içerisinde muayene külfetini yerine getirip ayıp ihbarında bulunulmalıdır. Bu hak düşürücü sürelere tabi muayene külfetini yerine getirmeyen alıcının ayıba bağlı hakları da ortadan kalkmaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun “Ticari Satış ve Mal Değişimi” başlıklı 23. Maddesinin (c) bendinde; “Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. 

    3- Davacı davaya konu ticari kamyoneti satın alma tarihi olan 29/05/2020 tarihinden 2 yıl 1 ay sonra olan 22/06/2022 tarihinde açmıştır. Dolayısıyla tüketici kanunu ilgili maddesinde de belirtildiği gibi ayıplı mal nedeniyle açılacak davalar iki yıllık hak düşürücü süreye bağlanmıştır. Ticaret kanuna göre ise gizli ayıp sebebiyle sekiz günlük ihbar süresi bulunmaktadır ve buda hak düşürücü süreye bağlanmıştır. Dolayısıyla her iki kanuna göre de değerlendirecek olsak dahi kanunda belirtilen hak düşürücü süreler aşılmıştır. Bu sebeple DAVANIN ESASTAN REDDİ GEREKMEKTEDİR.

    4- Tüketici kanunu ilgili maddesinde Ayıplı malın varlığı halinde tüketici; Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinden indirim isteme, Aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir misli ile değiştirilmesini isteme hakkına sahiptir. TÜKETİCİ SEÇİMLİK HAKLARDAN BİRİNİ KULLANABİLİR. 

Dava dilekçesinde yer alan taleplere bakıldığında davacı;
 İşbu davaya konu olan araçtaki   ayıp oranında,  satış bedelinden indirim yapılarak; Fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000,00 TL’nin yasal faizi ile beraber  tarafımıza ödenmesine;
Aracı tamir ettirmek zorunda kalan müvekkilimizin tamir masrafları için daha sonra arttırılmak üzere 80.000,00 TL maddi tazminatın yasal faizi ile beraber  tarafımıza ödenmesine; 
Ayıplı araçtan dolayı müvekkilin araçsız kaldığı süreçteki maddi zararına ilişkin (bu aşamada) 35.000,00 TL’nin,
Ayrıca müvekkilin ticari itibarının zarar görmesi nedeniyle 30.000 TL manevi tazminat talep etmektedir. 

Davacı burada seçimlik haklarını kullanarak yalnızca bir tanesini talep etmek yerine ; 80.000,00 TLye satın alınan bir araç için 50.000,00 TL bedelden indirim, 80.000,00 TL tamir masrafı, 35.000,00 TL alacak kalemini tam olarak nitelendiremediğimiz sanırım maddi tazminat ve 30.000,00 TL manevi tazminat olarak toplamda 195.000,00 TL talep etmiştir. Tüketici söz konusu ayıplı maldan kaynaklı asla kabul etmemekle birlikte, biran olsun kabul ettiğimizi var saysak bile 80.000,00 TL ye satın alıp 2 yıl kullandığı araç için 195.000,00 TL talep etmesi ve seçimlik hakların birini değil tamamını kullanmak istemesi  davacının bu davayı açmada dürüstlük ilkesiyle bağdaşmadığı, tamamen art niyetli olduğunu açık bir şekilde ortadadır.

     5- Davacı, dava dilekçesi ekinde sunduğu fotoğrafların DAVA KONUSU ARACA AİT OLUP OLMADIĞI, DAVA KONUSU ARACIN DAVACININ KUSURUNDAN DOLAYI ARIZAYA SEBEBİYET VERİP VERMEDİĞİ, DAVAYA KONU PARÇA GERÇEKTEN ARIZALIMI YADA  AYIPLI BİR MALMI OLDUĞU BELLİ  OLMADIĞI, HERHANGİ   BİR DELİL TESPİTİ YADA RAPOR İLE SABİT OLMADIĞI KONULARI TAMAMEN MUAMMADIR. Araçta İddia edilen ayıbın onarılması ile ilgili ne bir fatura yada bir yetkili servis iş emri nede bir servis kaydı mevcut değildir. Araç onarım aşamasında iken kiralanan araç ile ilgili bir fatura yoktur. İş yerinin bu süreçteki kaybı için 35.000 TL talep edilmiş ise de bunu ispata yarar  dosyada hiçbir bilgi belge bulunmamaktadır.

    6- Davacı araçtaki ayıp nedeniyle  açmış olduğu davada her ne kadar satın alınan aracın ayıplı olduğunu ve kusurunun olmadığını iddia etmiş ise de; davacı aracı aldıktan sonra 25 aydan uzun bir süre aracı kullanmış ve yaklaşık 70.000 km yol yapmıştır.

 Davacı aracı bu  kadar uzun süre kullanıp ve yüksek kilometre yol yaptıktan ve kanunda öngörülen süreler aşıldıktan sonra gizli ayıp nedeniyle dava açması iyi niyet kuralı ile örtüşmemektedir. Dosya kapsamından da anlaşılacağı üzere davacının söylemleri TAMAMEN SOYUT VE MESNETSİZ İDDİALARDAN BİR ADIM ÖTEYE GİDEMEMİŞTİR.
Davacı zamanaşımı geçtikten sonra davayı açarak, Öncelikle Tüketici kanunu ve Türk Ticaret Kanunu bağlamında hak düşürücü süreden dolayı davanın reddi gerekmektedir. Davacının 70.000 kilometre sorunsuz bindikten sonra 2015 model 7 yaşında bir aracın rutin bakım ve onarımları olabileceğini göz önüne alırsak davacının bu davayı açmasında hukuki bir yarar bulunmamaktadır. 
    
HUKUKSAL NEDENLER :T.M.K, TBK,KTK  ile ilgili yasal mevzuat hükümler

 DELLİLLER                      :
1-Araç satış sözleşmeleri
2- Aracın tramer kayıt raporları
3-Tanık anlatımları, Yemin ve ikamesi kabil sair yasal deliller
SONUÇ ve İSTEM          :  

Her türlü karşı delil ve beyanda bulunma hakkımız saklı kalmak kaydı ile;

Arz ve izah edilen nedenlere binaen, 

    1-Yukarıda açıklanan sebeplerle açılan davanın öncelikle görev yönünden ESASTAN REDDİNE ve görevli TİCARET MAHKEMESİ’NE GÖNDERİLMESİNE,
    2-Gerekçeleriniz ışığında Haksız ve hukuka uygun talepli olmayan mesnetsiz davanın REDDİNE,
    3-Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini saygılarımla  arz ve talep ederiz. 07/07/2022


                                                                                                                       Davalı vekili
                                                                                                               Av.Nuh Naci ÖZKAN
                                 ¸


EK :  araç satış sözleşmeleri, ekspertiz raporu, protokol

İlginizi çekebilir; Ayıplı Araç İhtarnameye Cevap

Yorum yapın

Hemen Ara